30 Ekim 2010 Cumartesi

domodossola-italya

Çarşı içerisinden bir görünüm

Buzdolabımda halihazırda var olanlara, bugün Domodossola'dan (İtalyanın İsviçreye komşu kuzey ucunda bir kasaba-Nüfus:18000) aldıklarım da eklenince sayısı yediye ulaşan peynirleri tek başıma tüketemeyeceğimi idrak edip, mandıracılığa soyunmaya karar verdim. Alternatif olarak milleti şarap içmeye de çağırabilirim (bu daha kolay olur sanki). Peynirlerin isimleri akılda tutulacak gibi değil, millet sormasa bari.

Simplon Geçidi'nden geçerek yaklaşık bir buçuk saatliklik yolculuk sonrası İtalya'ya vardığımızda, Akdeniz insanının sıcaklığını hemen hissettiğimden olsa gerek, içimde geçitteki karların soğukluğundan eser kalmadı. (Domo'da deniz falan da yok yani, üstelik de dağların ortasında vadide bir şehir, artık hangi Akdeniz'in sıcaklığıysa).

"Şu Domo'nun pazarını artık bir görelim yahu" cümlesini çok daha önce kurmalıymışız, lakin pazarı oldukça beğendim. Kulaklarımı tıkasam (fiyatlardaki € işaretini de saymazsak) sanki Yeşilköy Pazarı'nda geziyor gibiydim. Bazı satıcılar, bizim pazarlarda kafasına sutyen geçiren iç çamaşırcı  abilerin AB'ye girmeyi başarabilmiş Avrupalı versiyonu gibiydi. "Mezzo kilo (yarım kilo)" istediğim kestane ve kuru barbunyadan 600'ar grama yakın tartmak sureti ile çakallıklarını sergilediler. Bu hareketlerine kızmadığım gibi, kendimi yuvamda gibi hissettirdiğini söyleyebilirim.

Ben sadece meyve sebze pazarı sanıyordum ama pazarda uzun zamandır Almanya ve İsviçre'de bulunduğumdan dolayı moda kavramını unutayazan gözlerimin pasını giderecek derecede güzel kazaklar, pançolar, manto ve şallar vardı. Ve tabii ki ayakkabılar. Alışverişten sonra pizza ve tiramisu yemedik, hayır bunu kesinlikle yapmadık. (Fotoğrafların üzerine tıklanarak biraz daha büyük halleri görülebilir.)

yazının


Simplon Geçidi


İtalyan yapımı bir araç olabilir


Söylemesem Türk tezgahı

Süper Mario'dan Ice Age' geniş bir yelpaze



İtalyanlar bunları okuyor olabilir

O kadar çok çeşit peynir var ki insan ambole oluyor

Tezgahlar böyle karavanımsı mı artık ne diyeyim

Parmesanın kilosu 30TL iyi vallahi


şehirden beğendiğim bir kare

taş fırından pizza :P

orijinal tiramisu

4 yorum:

  1. Gercekten ayni bizim pazar yerlerimize benziyor. Cok sanslisin :) Birde Romanya'nin pazarlarini gorsen :( Suratsiz pazarcilar, Turkiye'de para vermeyecegin sebze ve meyvelerine dokundurtmazlar. 2 daldan olusan maydonoz demetleri, tane tane satilan ve Turkiye'nin 10 kati pahali sivri biberler, uzeri bir karis camur kapli patates, havuclar ve ismini bilmedigim bir suru yamru yumru kok. Yesillik dolu pazarlarimizi cok ozledim :(

    YanıtlaSil
  2. Sebzeye aşırı düşkün biri olarak Avrupa'da çok sıkıntı çekiyorum gerçekten de. Hem güzel sebze bulmak zor, hem de pahalı. Bu pazar benim oturduğum yere kurulmuyor ne yazik ki ama eğer buraya yerleşirsem, kesinlikle 2-3 haftada bir uğrarım. Hem İtalya İsviçre'ye göre daha ucuz. Akşama fırında, aldığım kestaneleri yapacağım, beklerim buyur gel Burcak. :)

    YanıtlaSil
  3. Tesekkurler :) Bende severim ama esim tam bir kestane canavaridir :) Burada ancak findik buyuklugunde bulabiliyoruz kestaneleri malesef :( Afiyet olsun :) bizim icinde yiyin bol bol :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...