27 Nisan 2013 Cumartesi

27.04.2013 Kayapa ve Atlasköy turumuz

çok güzel başlayan cumartesi günüm tur her ne kadar biraz vukuatlı da geçse güzel bitti... sabah 9da chopin'in 9 nolu nocturnesi ile uykumdan uyandım ve balkona çıkıp bu güzel güne ve çiçeklerime merhaba dedim!
bisiklete bineceğimiz günlerde çok mutlu oluyorum. bisiklet tepesindeyken insan istese bile aklına kötü düşünceler gelmiyor, çünkü yola ve gruptaki arkadaşlara konsantre oluyorsunuz.
yaklaşık bir senedir düzenli olarak bisiklete binmeye çalışıyorum ve bugün gidiş rotasında beni grubumuza "öncü" atadılar...
bir yıl önce oflaya puflaya arkalardan gelen bir bisikletli iken, bugün rampalarda büyük bir sabırla bisikletimden hiç inmeden sabır ile tırmanır oldum...


8 arkadaş buluşma noktasından -ben henüz günün sonunun hastanede biteceğini bilmediğim halde- turumuza başladık.. aramıza yeni katılan arkadaşımızın da temposuna uyarak yol boyunca kamyon ve tırlar ile kolkola sürerek kayapa barajına vardık ve hemen bir çam gölgesine soframızı kuruverdik...


karnımız doyunca, tekrardan bisikletlere atladık ve atlasköy'de mangal yapmakta olan arkadaşlarımızın yanına uğradık ki işte orada olanlar oldu :)
yokuş aşağı toprak yolda hızını alamayan bendeniz bisikletSİZ olduğum halde gayet yaya bir şekilde yokuştan aşağı inerken düştüm ve sol diz ile sağ dirseği temize havale ettim :)
hadiii arkadaşlardan birinin motorunun arkasında çalı köyündeki eczaneye kadar gidip ilkyardım malzemesi alıp bölgeyi dezenfekte ettik :))
sonra ne mi oldu? yarayı bir güzel bandajlayıp; paşa paşa bisiklete atlayıp rampaları tırmana tırmana dosdoğru yaklaşık 15km uzaklıktaki acıbadem hastanesinin yolunu tuttum :)
muayene oldum, doktor bir de röntgen istedi mi :)) "toprağa düşmüşsünüz, tetanos aşısı olacaksınız" demez mi :))

iğneden nefret eden sıradan biri kişisi birkaç kaçma teşebbüsünden sonra doktorun acilin kapısına dikilmesi ile aşısını da oldu bir güzel...
hastane macerası bitince, röntgeni bisikletin portbagajına kıstırıp yine bisiklet tepesinde evimin yolunu tuttum :))

bir de geri dönüş yolunda arkadaşlardan biri çantasını kısa bir mola verdiğimiz duvar dibinde unutmaz mı!! Alah'tan iyi kalpli insanlar var da, bir adam bulup karakola teslim etmiş. herşeyi de içindeydi arkadaşımızın, telefonu, cüzdanı, kredi kartları, kimliği...


şimdi de evde dizimde buz sakin sakin oturup dizimdeki şişin inmesini bekliyorum :))
herşeye rağmen çok güzel bir gün oldu ama ne yazık ki şişlikten dolayı yarınki tura katılamayacağım :(
oysa ki çok da güzel olacaktı, iki dernek birlikte 50km pedallayacaklar...
iyi haftasonları!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...