20 Mayıs 2011 Cuma
9 Nisan 2011 Cumartesi
Yusuf olmak
Yusuf olmaksa muradın ya da Züleyha;
Korkmayacaksın ölümden. Ölümün ayrılık değil kavuşmak olduğunu bileceksin.Dünyaya kafa tutacaksın tek başına. Yandaş yoldaş aramayacaksın. Bir Allah’ına bir kendine güveneceksin sadece. Yol arkadaşın terk etse bile seni yarı yolda, aşkına sahip çıkacaksın sonuna kadar. Tek başıma taşıyamam demeyeceksin. Ölünceye kadar taşıyacaksın şerefle.Karşılık beklemeyeceksin. Sevmek olacak tek amacın. Sevilmemişsin ne fark eder.
Ayıplanmaktan korkmayacaksın. Sevgini gurur madalyası olarak taşıyacaksın göğsünde, kim ne derse desin…Sevgin için zindana atılmayı da attırmayı da göze alacaksın. Karanlıklar sırdaşın, böcekler yoldaşın olacak.Bileceksin sonunda ayrılık olduğunu. İsyan etmeyeceksin, vuslat beklemeyeceksin.
Zaman ve mekan sizi ayıramayacak. Nerede olursan ol, her daim sevdiğinin yanında olacaksın. Üzüntüsüne üzülecek, sevincine sevineceksin. Sanma ki beraber olmak için yan yana olmak lazım. Gönüller beraberse mesafenin ne önemi var!..
Gönül gözüyle görecek, duyacaksın. Gönül diliyle konuşacaksın. Bilmez misin gönlü kainat bile kuşatamaz dar gelir. Gönül dilinden anlamam konuşamam, dayanamam bu çileye karşılıksız hiçbir şey veremem diyorsan; talip olmayacaksın Yusufluğa. Yusuf olmak için Yusuf gibi yürek gerek, gönül gerek, iman gerek. Züleyha değilsen eğer peşine düşmeyeceksin Yusufların. Kendi ayarında birini seveceksin ki mutlu olasın.
Her babayiğidin harcı değildir Yusufluk ve her kadının harcı değildir Yusuf yüreklileri taşıyabilmek, layık olabilmek, Züleyha olabilmek!..
Fahrettin Petriçli
Korkmayacaksın ölümden. Ölümün ayrılık değil kavuşmak olduğunu bileceksin.Dünyaya kafa tutacaksın tek başına. Yandaş yoldaş aramayacaksın. Bir Allah’ına bir kendine güveneceksin sadece. Yol arkadaşın terk etse bile seni yarı yolda, aşkına sahip çıkacaksın sonuna kadar. Tek başıma taşıyamam demeyeceksin. Ölünceye kadar taşıyacaksın şerefle.Karşılık beklemeyeceksin. Sevmek olacak tek amacın. Sevilmemişsin ne fark eder.
Ayıplanmaktan korkmayacaksın. Sevgini gurur madalyası olarak taşıyacaksın göğsünde, kim ne derse desin…Sevgin için zindana atılmayı da attırmayı da göze alacaksın. Karanlıklar sırdaşın, böcekler yoldaşın olacak.Bileceksin sonunda ayrılık olduğunu. İsyan etmeyeceksin, vuslat beklemeyeceksin.
Zaman ve mekan sizi ayıramayacak. Nerede olursan ol, her daim sevdiğinin yanında olacaksın. Üzüntüsüne üzülecek, sevincine sevineceksin. Sanma ki beraber olmak için yan yana olmak lazım. Gönüller beraberse mesafenin ne önemi var!..
Gönül gözüyle görecek, duyacaksın. Gönül diliyle konuşacaksın. Bilmez misin gönlü kainat bile kuşatamaz dar gelir. Gönül dilinden anlamam konuşamam, dayanamam bu çileye karşılıksız hiçbir şey veremem diyorsan; talip olmayacaksın Yusufluğa. Yusuf olmak için Yusuf gibi yürek gerek, gönül gerek, iman gerek. Züleyha değilsen eğer peşine düşmeyeceksin Yusufların. Kendi ayarında birini seveceksin ki mutlu olasın.
Her babayiğidin harcı değildir Yusufluk ve her kadının harcı değildir Yusuf yüreklileri taşıyabilmek, layık olabilmek, Züleyha olabilmek!..
Fahrettin Petriçli
1 Nisan 2011 Cuma
17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali
10 Mayıs–10 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, yine dolu dolu bir program sunuyor. Festival kapsamında, 18 farklı mekânda sahnelenecek 90 gösterinin yanı sıra ünlü konukların katılacağı söyleşi ve atölye çalışmaları da gerçekleşecek.
İSTANBUL - İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl dördüncü kez AYGAZ ve OPET sponsorluğunda düzenlenen, 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali programında yurtdışından 9 tiyatro ve dans topluluğu ile Türkiye’den seyirciyle ilk kez buluşacak 30’a yakın oyun, dans, performans ve özel gösteriler yer alıyor.
Festival kapsamında, 18 farklı mekânda sahnelenecek 90 gösterinin yanı sıra ünlü konukların katılacağı söyleşi ve atölye çalışmaları da gerçekleşecek.
17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali Biletleri 3 Nisan Cumartesi günü satışa çıkıyor.
Programa buradan ulaşabilirsiniz.
İSTANBUL - İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl dördüncü kez AYGAZ ve OPET sponsorluğunda düzenlenen, 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali programında yurtdışından 9 tiyatro ve dans topluluğu ile Türkiye’den seyirciyle ilk kez buluşacak 30’a yakın oyun, dans, performans ve özel gösteriler yer alıyor.
Festival kapsamında, 18 farklı mekânda sahnelenecek 90 gösterinin yanı sıra ünlü konukların katılacağı söyleşi ve atölye çalışmaları da gerçekleşecek.
17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali Biletleri 3 Nisan Cumartesi günü satışa çıkıyor.
Programa buradan ulaşabilirsiniz.
26 Şubat 2011 Cumartesi
ben gidiyorum
yedi buçuk ay önce geldiğim alplerin kucağını yarın sabah terkediyorum. bilmiyorum kaçıncıya tıka basa doldurmaya çalışıyorum şu an şu bavullara neyim varsa. sığmıyor ama işte yine, sığmıyor. anılar taşıyor kenarlardan. defalarca şehir değiştirdim, birşeyden mi kaçıyorum, birşeyi mi kovalıyorum hiç bilmiyorum. gitmek geliyor içimden sadece, bir yerler hep beni çağırıyor, hayatı ıskalamaktan ölesiye korkuyorum ve nerede değilsem tam da orada iyi olacakmışım gibi geliyor. bu düşünce hastalıklı, mutluluğu erteleme manyağı yapıyor insanı. belki de ben sahip olunanlarla nasıl mutlu olunur unutmuşum ve kendi kendime böyle bir oyun uydurmuşum. "şu da olsun tamam, bunu da halledeyim ondan sonra çok kıyak olacak" nidaları eşliğinde ilerliyorum; herşeyi (sınavlar, belgeler, başvurular, raporlar, tezler vs...) hallediyorum kalan son enerjimle birer birer de bir şu çok beklediğim mutluluk gelmiyor. bir görünüp kayboluyor. artık zaman zaman varlığından bile şüpheye düşer oldum.
aşkta da böyle bu, kalktık kalbimizi işi gereği sürekli yollarda olması gereken birine kaptırdık. olmadı bu hiç, biliyorum ama işte hayatta ne kusursuz ki sanki? iç dünyam karmakarışık, çok sorular var, cevaplar çok subjektif. bilemedim. istanbul bana iyi gelir diye avunarak geliyorum.
aşkta da böyle bu, kalktık kalbimizi işi gereği sürekli yollarda olması gereken birine kaptırdık. olmadı bu hiç, biliyorum ama işte hayatta ne kusursuz ki sanki? iç dünyam karmakarışık, çok sorular var, cevaplar çok subjektif. bilemedim. istanbul bana iyi gelir diye avunarak geliyorum.
25 Şubat 2011 Cuma
Akbank 7. Kısa Film Festivali- 7-17 Mart

İlgilenlere duyurulur. "Nerdeymiş ki acaba?" diyenlere: Akbank Sanat İstiklal Caddesi No:8'de.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

